HABERLER

Lastik Üretim Tarihi Hakkında Bilinmesi Gerekenler

2019-11-09 | 34 defa gösterildi

Lastik Üretim Tarihi Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Lastik üretim tarihinin öneminden bahsetmeden önce lastiğin ana maddesi olan kauçuk ve kükürtten bahsedeceğiz. Lastiğin ham maddesi olan kauçuk doğal yöntemlerle ağaçtan veya sentetik bir şekilde üretilerek elde edilir.

 

Kauçuk doğada yok olma süresi çok yüksek olan bir maddedir, bir araç lastiği yüzlerce yıl doğada çözülmeden kalabilir. Bu yüzden Kuveyt teki lastik çöplüğünde 7 milyonu aşkın lastik çöp olarak beklemektedir. Kuveyt de çöl sıcağında güneşin altında yıllarca bekleyen milyonlarca lastik aşırı güneş ışığı ve sıcaktan dolayı sertleşmek dışında fazla bir bozulma göstermemektedir.

 

auçuğun kükürtlenmesi ile daha da dayanıklı bir hal alan lastikler günümüzde 10 yıl raf ömrüne sahiptirler. Dünya devi Fransız Michelin markası , lastiğin uygun koşullarda muhafaza edildiğinde raf ömrünün 10 yıl olduğunu ifade etmektedir.

 

Ayrıca dünyanın en çok itibar edilen tarafsız değerlendirme kuruluşlarından biri olan alman otomotiv kuruluşu "ADAC” tarafından yapılan testlerde, bugün üretilen lastik ile 3 yıl depoda muhafaza edilmiş lastik arasında hiçbir şekilde performans farkı görülmediğini yaptığı testler sonucu ortaya koymuştur. Yine "ADAC” ve "Güney Kore Tüketici Koruma Bakanlığı” tarafından yapılan testlerde 10 yıl depoda duran bir lastiğin 1 yıl kullanılan bir lastik ile aynı oranda yaşlandığını ortaya çıkarmıştır.

 

Birçok yerde tüketici, lastik ömrünün 5 yıl olduğu bilgisiyle karşılaşır. Fakat bu süre lastik janta takılıp hava basıldıktan sonra başlar, raf ömrü bu süreye kesinlikle dahil değildir. Tüketici lastiklerden verim almak istiyorsa üretim tarihini inceleyene kadar harcadığı enerjiyi, lastiğin hava basıncı kontrolünü, rot ve balans ayarı kontrolünü, hasar ve diş derinliği kontrolünü düzenli olarak yapmaya harcamalıdır.

 

Türkiye dışında hiçbir ülkede lastik üretim tarihi (DOT) tüketiciler tarafından önemsenmemektedir.

 

Türkiye dışı lastik satış sitelerini araştıracak olursanız lastik tarihi ile ilgili bilgi sunan bir satıcı bulmanız neredeyse imkansızdır. Ülkemizde tüketicilerin zihninde böyle bir bilgi kirliliği oluşmasının sebebi zamanında yapılan bazı başarısız pazarlama çalışmalarıdır. Bugün herhangi otomobil markasının 0 km bir aracını alsanız bile üzerindeki lastik en son üretilen lastik olmayacaktır fakat otomobil satıcılarına aracın üstündeki lastiğin tarihinin sorulduğu pek görülmüş bir şey değildir. Lastiğin hammaddesi olan kauçuktan üretilen diğer ürünleri incelersek lastikte üretim tarihini sorgulamanın ne denli yanlış olduğunu görebiliriz. Kullanılmamış bir sulama borusunun üretim tarihine bakan bir alıcı gördünüz mü? veya kauçuk bir takoz hiç kullanılmadığı halde işlevini veya kalitesini kaybeder mi? görevi esnemek olan bir kauçuk körük zamanla işlevini yitirir mi? Araç lastikleri saydığımız ürünlerden çok daha dayanıklı olmaları için birçok işlemden geçerler, buna rağmen lastiklerin birkaç sene içerisinde işlevini veya kalitesini kaybedeceğini düşünmek çok yanlış bir düşüncedir. Araştırmadan rastgele duyumlar ile bir konuda fikir sahibi olmak çok yanlış bir yaklaşımdır ve tüketiciye zarar verir, bir yanda lastik tarihinin önemli olmadığını vurgulayan, tüm dünyanın itibar ettiği bağımsız otomotiv kuruluşu "ADAC” ve sadece otomotiv sektöründe değil tüm dünya markaları içerisinde marka değeri en yüksek markalardan biri olan "Michelin”, öteki tarafta ise kulaktan dolma bilgiler ile konuşan rastgele tüketiciler...

 

Tüketici bunları düşünürse lastik tarihi ile ilgili olan yanlış önyargılarından kurtulacaktır.

 

Lastik Üretim Tarihi Hakkında Sık Sorulan Sorular

Soru: Bir lastik araca takılı değilse, depoda durmasında sorun olur mu?

Cevap: Lastikler araca takılmadan önce şişirilmediği, üzerine yük bindirilmediği için lastikler yalnızca depolama tesisinin küçük ısı değişimlerine maruz kalmaktadır

 

Soru: Üretim tarihi önemli değil ise önemli olan şey nedir ?

Cevap: Lastiğin araca takıldığı tarih önemlidir. Lastik kullanılırken yüksek basınç, yol darbeleri ve depoda iken maruz kalmadığı başka koşullara maruz kalır. Bu sebeple lastiklerin ömrü, araca takıldıktan sonra başlar.

 

Soru: Lastik yaşlanmasının depolama ile ilgili olmadığını ve sadece araca takıldıktan sonraki süreç ile ilgili olduğunu gösteren çalışmalar nelerdir?

Cevap: Kore ve Almanya’da üç çalışma yapıldı. Yapılan çalışmalar, yeni üretilen lastikler ile 3 yıl depoda durmuş lastiklerin performansında herhangi bir farklılık olmadığını, bir araçta 1 sene kullanılan bir lastiğin depoda 10 sene bekleyen lastik ile eşdeğer yaşlandığını kanıtladı.

 

Soru: Lastikler, araca takıldıktan sonra yaşlanıyor ise lastiğin ömrünü uzatmak için önereceğiniz şeyler nelerdir?

Cevap: Lastikler araca takıldıktan sonra lastiğin ömrünü uzatmak ve güvenli bir sürüş için özel bir bakım gerektirir. Bu bakım depolama sürecinde bağımsızdır ve şu hususları içerir: Düzenli olarak hava basıncı kontrolü, rot ve balans kontrolü, hasar kontrolü ve diş derinliğinin ölçümü.

 

Soru: Lastik yaşlanması ile ilgili bu bilgileri neden paylaşıyorsunuz?

Cevap: Çünkü Türkiye’de lastik yaşlanmasıyla ilgili inanılmaz bir bilgi kirliliği mevcuttur. Sakın unutmayın: En önemli tarih lastiğin üretildiği tarih (DOT) değildir, lastiklerin araca takıldıkları tarihtir.


Diğer Haberler