HABERLER

Ticaretin, alışverişin her formuna yer var İstanbul’da.

2019-07-22 | 153 defa gösterildi

ÇARŞILAR, PAZARLAR, AVM’LER YAŞAM FABRiKALARI

Ticaretin, alışverişin her formuna yer var İstanbul’da.

Kapalıçarşılar, bedestenler, pasajlar, çarşılar, pazarlar, dükkanlar, mağazalar, hipermarketler, alışveriş merkezleri... Hepsi yaşıyor, birbirlerini etkiliyor, rekabet ediyor, dönüşüyor ve her geçen gün İstanbul’un hayatında daha belirleyici bir rol üstleniyor

KAPALIÇARŞI 550 YAŞINDA

Kapalıçarşı, dünyanın her yerinde İstanbul imgesini yaratan birleşenlerden biri. Fatih Sultan Mehmed, İstanbul’u aldıktan hemen sonra, 1461 yılında Kapalıçarşı’nın temelini atar; ancak tamamlanması 250 yılı bulur. Zaman içinde bugüne gelir. Kapalıçarşı’nın Beyazıt girişinde, II. Abdülhamid tuğrasının altında “Allah ticaret yapanı sever” yazar. Çünkü çarşının kuruluşunda, vakıf ve ticaret sistemi yatar. Vakıflar ellerindeki finansmanla, ticaret merkezlerinin kurulmasını sağlar. Buradan gelen kaynakla imaret sistemi işler. Kapalıçarşı, Fatih’in geliştirdiği bu model üzerine kuruldu; toplumdaki esnaf ve zanaatkâr düzenini koruyacak şekilde yüzyıllarca sistemini bozmadı. Osmanlı’da 19’uncu yüzyılda yoğunlaşan Batılılaşma hareketleri ticarette de etkilerini gösterdi. Cumhuriyet dönemindeki gelişmeler, kapalı ekonomiden açık ekonomiye geçiş, küresel ekonominin yayılması, Kapalıçarşı’nın da güne ayak uydurmasını gerektirdi. Bugün, modern alışveriş merkezlerinin atası sayılan bu mekana, dünyanın en büyük markalarının girmek istediği biliniyor. 
Kapalıçarşı, bugün Nuruosmaniye, Mercan ve Beyazıt arasında 22 kapıyı, 64 cadde ve sokağı, iki bedesteni, 16 hanı, yaklaşık 3 bin 600 dükkanı kapsıyor. Çarşı, aile fertleriyle birlikte 100 bin kişinin geçim kaynağı konumunda. Çarşıya mevsimine göre günde 300- 500 bin arasında ziyaretçi geliyor. 
Kapalıçarşı, Osmanlı’dan günümüze kalan tek ticaret yapısı değil. Osmanlı’da şehir mimarisinde çarşı ve pazarlar yüzde 6-10 arasında bir yer kaplıyordu. Bugün Tarihi Yarımada, Mahmutpaşa ve Eminönü’ndeki ticaret bölgeleri halen canlılığını koruyor. Mahmutpaşa’da ilk dükkanlar, 1462’de Sadrazam Mahmud Paşa tarafında inşa ettirildi. Yapımına 1664’te başlanan Mısır Çarşısı bugün baharat dükkanlarıyla ünlü; eski zamanlarda sadece baharat değil ilaç da satılırdı. Beyazıt’taki Sahaflar Çarşısı, Osmanlı döneminden bu yana kitap satılan bir alışveriş mekanı.

 

BEŞiKTAŞ RÜYASI

Beşiktaş’ın tarihi Köyiçi Meydanı, en eski pazar ve çarşılardan biri. Balık Pazarı’nın da bulunduğu alan, 1980’li yıllarda pazar yeri olarak da kullanılıyordu. 1990’lı yıllarda meydan düzenlemesiyle trafiğe kapatılan alan, İstanbul’un en güzel çarşılarından birine dönüştü. Çarşı aynı zamanda Beşiktaş Jimnastik Kulübü’nün ünlü taraftar kitlesi Çarşı Grubu’nun da asıl mekanı. Meydanda iki ayrı noktada Beşiktaş’ın sembolü ‘kartal’ heykeli de bulunuyor.

SOKAĞA TAŞAN EĞLENCE

İstanbul’da haftanın her gününün ismiyle anılan bir semt pazarı vardır. Avrupa yakasında kurulan 243 pazardan en ünlüsü Fatih’teki Çarşamba Pazarı. Adını hem kurulduğu semtten hem de günden alıyor. Toplam dört cadde üzerine yerleşen pazar, yaklaşık 36 sokağı içine alıyor. 
Beşiktaş’ta ve Bakırköy’de cumartesileri kurulan pazarlar da çok büyük bir alanı kaplıyor ve civar semtlerden birçok ziyaretçisi bulunuyor. Ulus’taki ‘Sosyete Pazarı’, ismini buraya gelen ünlü kişilerden almış. 
Anadolu Yakası’nın en büyüğü Salı Pazarı, Kadıköy’de. Anadolu Yakası Pazarcı ve Seyyar Esnaflar Odası Başkanı Mehmet Emin Yarar, bu pazarın sadece İstanbul’un değil, Türkiye’nin de en büyüğü olduğunu söylüyor. Her hafta bin 500 esnafın tezgah açtığı pazarda ortalama 100 bin kişi alışveriş yapıyor. İstanbul Umum Pazarcılar Esnaf Odası’nın verilerine göre İstanbul genelinde 354 semt pazarı kuruluyor.

EN GÖZDE AVM

İstinye Park’ta dünyanın en seçkin ve pahalı markalarını bulmak mümkün. Bu sebeple modaya meraklı olan insanların, stilistlerin, moda editörlerinin, hepsinden öte kadınların gözde alışveriş merkezi haline gelmiş bir yer. Şöhretli insanların da rağbet etmesiyle popülaritesi diğer alışveriş merkezlerinin bir hayli önünde...
Kadıköy Çarşısı’nda bazı sokaklar tamamen lokantalara ayrılmış durumda. Bazıları içkili olan bu lokantaların masaları sokağa taşıyor. İnsanlar şarkılar söyleyip eğlenirken, garsonlar hizmet için koşuşturup duruyorlar.

TEK AMAÇ TÜKETİME ÖZENDİRMEK

Bugün İstanbul’da ya da Türkiye’nin herhangi bir yerinde açılan alışveriş merkezlerinin var olma sebebi, dünyadaki örneklerinden farklı değil. Bundan 200 yıl önce, Batılı alışveriş merkezlerinin ilklerinden Paris pasajları hakkında yazan düşünür Walter Benjamin onları, “Endüstriyel lüksün bir buluşu” olarak tanımladı. Çünkü endüstriyel üretimin tüketiciye ulaştırılması gerekiyordu. Ne var ki o zamanlar toplum yapısı halen üretim üzerine kuruluydu. Günümüz dünyasındaysa tüketim temelli ekonominin bir buluşu.
İstanbul’daki ilk alışveriş merkezi Galleria, 1988 yılında, Özal dönemindeki açık ekonomi modelinin ilk uygulama yıllarının ürünüydü. İstanbul’da şu anda 109 faal alışveriş merkezi var. AMPD (Alışveriş Merkezleri ve Perakendeciler Derneği) verilerine göre, devam eden projelerle bu sayı 2015’te 140’a yükselecek.

 


Diğer Haberler